Türkiye’nin 1999 yılında Ozman sayesinde tanıştığı Work and Travel programı 2008 yılına kadar katlanarak büyümeye devam etti. 2009 yılı katılımı, ABD ekonomisinde yaşanan daralma sebebiyle düşse de Türkiye yine de Rusya’nın ardından ikinci ülke olmayı başardı.2010 ve 2011 yıllarında ise Türkiye bir basamak gerileyerek Rusya ve Ukrayna’nın ardından üçüncü ülke oldu.

2010 ve 2011 yılı sayıları ise aşağıdaki gibi şekillendi;

Rusya – 20,629 / 2010 – 9,768 / 2011
Ukrayna – 8,580 / 2010 – 7,295 / 2011
Türkiye – 6,685 / 2010 – 6,508 / 2011
İrlanda – 4,945 / 2010 – 6,480 / 2011
Bulgaristan – 4,780 / 2010 – 6,342 / 2011
Çin – 4,172 / 2010 – 5,942 / 2011
Kazakistan – 3,010 / 2010 – 3,569 / 2011
Romanya – 3,820 / 2010 – 3,393 / 2011
Jamaika – 2,650 / 2010 – 3,372 / 2011
Moldova – 3,925 / 2010 – 3,336 / 2011

Bu rakamlar ne anlatıyor?

Öncelikle Rusya’yı inceleyerek başlamak istiyorum; 2010 yılında 20,629 öğrenciyi ABD’deki Work and Travel programına yollayan Rusya 2011 yılına gelindiğinde kendisine uygulanan pilot kurallar nedeniyle sayıyı 9,768’e kadar düşürdü. Bu yıl itibarıyle Türkiye’de de uygulanmaya başlayan “İş Sözleşmesi olmaksızın sadece çalışma izni ile programa katılınamaz” kuralı ile yıllardan beri sadece çalışma izni alarak bir bilinmeze giden Rus öğrencilerin önü kesildi. Bu sayede Rusya’dan programa katılım %52 oranında azaldı. Bu aynı zamanda ABD’deki diğer ülke öğrencilerinin ikinci iş bulma ya da mesaili (Overtime) çalışma ihtimallerinin de neden aşağılara indiğini gösterir bir tablo. İşi olmadan ABD’ye gelen Rus öğrenciler hem açık pozisyonları dolduruyor hem de işverenler için çok daha ucuz iş gücü sağlayarak mevcut öğrencilerin fazla mesai yapmalarını engelliyor. Türkiye ve Ukrayna’ya bakacak olursak tablo Rusya kadar kötü değil. Yaşanan düşüşün ABD ekonomisindeki daralmayla ortalama olarak aynı oranlara denk geldiği söylenebilir. Ukraynalı öğrenciler aynı Türkiyeli öğrenciler gibi iş ve konaklama güvencesi ile programa katılımı sürdürüyorlar. Bu yıl Türkiye’ye uygulanan kuralların aynıları Ukrayna’ya da uygulanacak.

Tablonun en ilgi çekici isimlerinden biri Kuzey Avrupa ada ülkelerinden İrlanda. İrlanda’nın bu kadar büyük sayılarda öğrenci göndermesinin tek nedeni ABD’nin kurucu halklarından biri olması. 1880’li yıllarda yaşanan Patates Kıtlığı ile İrlanda’dan ABD’ye göç eden İrlandalı sayısının milyonu bulduğu tahmin ediliyor. Bu bakımdan ABD’nin köklerinde yüksek sayıda bir İrlandalı nüfusu var. Ayrıca diğer ülkelere uygulanan kuralların İrlanda’ya uygulanmadığını ve İrlanda’nın anadilinin İngilizce olduğunu göz önünde bulunduracak olursak İrlandalı öğrenciler sadece çalışma izinlerini alarak özellikle Boston, Kent, Maryland, Washington DC, Los Angeles gibi büyük şehirlerde rahatlıkla iş bulmaktadırlar. Ayrıca İrlanda’nın daralmaya rağmen sayısını artırması işverenlerin çalışan öğrencilerin İngilizce seviyelerindeki beklentilerinin arttığı olarak da yorumlanabilir. İlgi çekici bir diğer ülke de Çin. 2008 yılından beri programa öğrenci kabul edilen Çin sayısını hızlı şekilde artırmaya devam ediyor. 1.5 milyarlık nüfusu göz önüne alındığında ciddi anlamda az bir öğrenci gönderiminde bulunan Çin umarız ki ilerleyen zamanda programı domine eden ülkelerden biri haline gelmez.

ABD’nin Kotası ve Programın Geleceği

Ekonominin daralması ve göçmen sorunu gibi nedenlerle ABD her yıl yeni kurallar eklediği Work and Travel programına bu yıl en önemli kurallardan biri olan kotayı ekledi. Her ne tip başvuru olursa olsun, ister self isterse full placement ABD’de bu yıl (2012 yazında) 103.000
Work and Travel öğrencisi olacak. Bu durumda erken başvuru ve erken iş yerleştirmesi gibi yıllardan beri üzerinde Ozman olarak hassasiyetle durduğumuz durumların önemini bir basamak daha yukarı çıkartacak.