Au Pair olarak çalışmak; gerçek bir uluslararası deneyim kazanmak isteyen birçok genç kızın hayallerinden biridir. Bunun sebebi ise bu tarz bir programa katılanların; Amerikan kültürünü birebir deneyimleme, Amerikalı bir ailenin günlük yaşantısının bir parçası olma ve hem dil eğitimi alıp hem de para kazanma şansına sahip olmalarıdır.

Amerika Birleşik Devletleri’nde sunulan bu program 18-26 yaşları arasındaki genç kızlara hitap eder. Konaklama ve yeme içme masraflarıyla birlikte 500 dolarlık bir eğitime katkı ücreti, programın bir parçası olan ev sahibi aile tarafından karşılanır, program bittikten sonra ise katılımcının seyahat hakkı vardır. Programa katılan aileler; %80’i daha önce bir Au Pair’le çalışmış olan, genellikle küçük kasabalarda veya şehir merkezlerinin dışında yaşayan üst sınıf ailelerdir.

Ozman Au Pair programı koordinatörü Luciana Da Costa; her ne kadar sessiz sakin bir hayat sürseler de Amerikalı ailelerinin oldukça konuksever olduklarını ve katılımcıları da kültürel anlamda zenginleştiren bu değişim programından çok keyif aldıklarını belirtir. Da Costa “Bu programın en temel parçalarından biri aile yaşamındaki Au Pair’dir. Bu nedenle Au Pair birçok farklı aktivitelerde yer alır ve ona ailenin bir üyesiymiş gibi davranılır.” diye belirtir.

Ancak programın faydaları bunlarla da bitmez. Luciana’ya göre bu deneyim süresince birçok önemli beceri geliştirilebilir. “Au Pair programı katılımcıya; esneklik, uzlaşma ve uyum sağlama gibi profesyonel ve kişisel hayatında oldukça faydalı olabilecek tutum ve beceriler geliştirebileceği bir ortam sağlar. Bunlara ek olarak program katılımcılara farklı bir dünyanın kapılarını açarak katılımcıların vizyonunu geliştirir, katılımcıları daha olgun bireylere dönüştürür ve İngilizcelerini geliştirmelerine yardımcı olur.”

Au Pair Olmak Becerilerinizi Geliştirmede Size Nasıl Yardımcı Olur?

Dünyanın en büyük denetim ve danışmanlık hizmetlerinden biri olan Crowe Horwath’ta İnsan Kaynakları Yöneticisi olan Barış Zor ; “Sürekli bir öğrenme sürecinin içinde olmanın ne kadar önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu; yeni bir dil öğrenme, yeni bir ülke keşfetme, bir şeyleri yapmanın yeni bir yolunu bulma veya farklı bir yoldan gitme süreci de olabilir.” der. Au Pair programında bu süreç, uygulama aşamasına bile geçmeden önce başlar.  Ev sahibi ailelerle buluşmadan önce tüm Au Pair’ler programla ilgili önemli teorik bilgileri öğrenmek, ilk yardım eğitimi almak ve Amerikan kültürüyle ilgili belli başlı bilgileri edinmek için Manhattan’da beş günlük bir eğitime katılırlar.

Eğitim haftası süresince kazanılan teorik bilginin ötesinde, asıl öğrenme günden güne yapılan pratikle gerçekleşir. Bu programa katılan 24 yaşındaki öğrenci Meltem Sarı; çocuklarla oyun oynamanın, ödevlerine yardımcı olmanın, okul için beslenmelerini hazırlamanın ve günlük hayatta gerçekleştirdiği daha birçok görevin ona daha fazla sorumluluk almayı öğrettiğini, organizasyon becerilerini geliştirdiğini ve özgüven kazandırdığını söylüyor. Meltem; “Daha sorumlu biri olmayı öğrendim çünkü sürekli bana bağlı olan bireyler vardı. Çocuklara doğru örnek olabilmek için daha organize ve derli toplu bir şekilde yaşamayı öğrendim.” der.

Bu deneyim Meltem’e aynı zamanda daha bağımsız biri olmayı öğretmiştir. “Sorunlarımı kendi kendime çözmeyi öğrendim. Türkiye’deyken rahatına düşkün bir şekilde davrandığım için kendi kendime yapabileceğim şeyleri bile aileme soruyordum. Ama Amerika’da her ne kadar bir ailenin parçası olsanız da kendi kendinize hareket etmeniz gereken zamanlar oluyor. Tüm bunlar kendime olan inancımı arttırdı.”

 

 

Au Pair programı, katılımcıların profesyonel hayatına neler katıyor?

Crowe Horwath’tan Barış Zor; iş alımında belirleyici faktörler olmasalar da Au Pair programı süresince edinilen becerilerin Türkiye’deki işverenler tarafından oldukça değerli görüldüğünü belirtmektedir. “İleri derecede İngilizcenin zorunlu olduğu pozisyonlarda uluslararası deneyimi olan bir aday öne çıkmaktadır. Dil konusuna ek olarak, yeni bir yaşam tecrübesi kazanıyor, yeni bir kültür öğreniyor, yeni insanlarla tanışıyorsunuz; ailenizden ve alışkın olduğunuz çevrenizden uzaklaşarak yalnızca yeni bir çevreye adapte olmakla kalmayıp yeni keşifler de yapıyorsunuz.”

Meltem’in durumunda ise, ondaki değişim Türkiye’ye döner dönmez fark edildi ve dönünce yeni Amerika öğrenci vizesi aldı. Meltem “Üniversiteye seçilme sürecinde Amerika’da Au Pair olmaktan bahsettim ve bence bu durum fark yarattı çünkü tek başına farklı bir ülkeye gitmenin yanı sıra İngilizcemi geliştirmiş olmam oldukça önemli görüldü.” diye belirtir. Meltem; dilini bir üst seviyeye taşıyabilmesinin, Chicago Üniversitesi’nde burslu yüksek lisans programı kazanmasının Au Pair programı sayesinde gerçekleştiğini söyler. “Gelişimim oldukça güzeldi, çocuklarla çok fazla diyalog halindeydim, sürekli beni düzeltmelerini söyledim, dersler aldım ve bu deneyimin sonuna kadar tadını çıkarmaya çalıştım.”

Au Pair olabilmek için gereken önkoşullar:

Kadın olmak
Çocuklarla iyi anlaşmak
18-26 yaşları arasında olmak
En az lise mezunu olmak
Orta derecede İngilizce bilmek
En az 300 saatlik bir çocuk bakma deneyimine sahip olmak (aile üyelerinin çocukları hariç)
En az 12 ay boyunca Amerika’da yaşamaya müsait olmak
Sürücü ehliyetine sahip olmak ve aktif olarak araba kullanıyor olmak
Bekar olmak ve çocuk sahibi olmamak
Amerika’da bir Au Pair olarak çalışarak ve yaşayarak kariyeriniz için önemli bir adım atmak ister misiniz? Bir program uzmanıyla görüşün ve tüm sorularınızın cevabını alın!